1 Ekim 2020 Perşembe

Boho Bebek Odası Dekorasyon Fikirleri

 


Öncelikle Boho yada diğer adıyla bohem dekorasyon tarzının içeriğine bir bakalım .Bu dekorasyon tarzının olmazsa olmaz materyalleri ve renkleri neler ?
Bohem dekorasyon tarzını oluşturmak için kahverenginin türlü tonlarından destek alabilirsiniz.Bu dekorasyon tarzının ana materyali ise ahşap ürünler..


Bebeğinizi beklerken ona bir oda hazırlamak bu sürecin kesinlikle en tatlı heyecanlarından biri.Oda dekorunun  tarzına bohem dekor olarak  karar verdiyseniz işe öncelikle nereden başlamalı bir ona bakalım.


Öncelikle büyük parçaların seçimi odanızı oluştururken en dikkat etmeniz gereken nokta.Boho dekor tarzında  genel görüntü ham ahşap ve kırık beyazın hakim olduğu mobilyalar. 


Mobilyalarınızı makrome duvar süsleri,bambu ayna,ahşap askı, hasır sepetler ,hasır avizeler ile tamamlayabilirsiniz.
Dilerseniz duvar kağıdı kullanabilir yada duvarınıza kendi çizeceğiniz desenler ile bohem dekoru yansıttığınız bebeğinizin odasına bütünlük sağlayabilirsiniz.




12 Haziran 2020 Cuma

Rattan Mobilya Dekorasyon



Son zamanlar dekorasyonda doğal ürünlere yaklaşım oldukça revaçta.Rattan koltuklar,hasır objeler,ahşap mobilyalar.. Tüm bu detaylar birde yapraklı bitkiler ile birleşince ortaya doğadan bir kesit çıkıyor adeta.













26 Ocak 2020 Pazar

Son 10 Yılın En İyi Tasarımları EDIDA Retrospektif Sergisiyle HOM Design Center’da Sergileniyor!



Türkiye’den ve dünyadan 100’ün üzerinde seçkin mobilya markasına ev sahipliği yapan tasarım ve dekorasyon merkezi HOM Design Center, son 10 yılda EDIDA Ödülü (Elle Deco International Design Awards) kazanmış tasarımların bir araya geldiği EDIDA Retrospektif Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. 23 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek sergide ziyaretçiler, 2010 yılından bu yana, tasarım ve dekorasyon alanında yaşanan değişimleri inceleme şansı yakalayacaklar.

Skyland İstanbul bünyesinde yer alan ve Türkiye’nin tasarım ve dekorasyon alanındaki seçkin markalarını aynı çatı altında buluşturan HOM Design Center, EDIDA Retrospektif Sergisi ile tasarım tutkunlarına kapılarını açıyor. Elle Decoration dergisi tarafından düzenlenen EDIDA Ödülleri’nde 2010’dan bugüne ödül kazanmış tasarımları bir araya getiren sergi, 23 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında HOM Design Center’da tasarım severlerle buluşacak.

Son 10 yılın ödüllü tasarımları, Türkiye’nin en büyük tasarım ve dekorasyon merkezinde Türkiye’de son 10 yılda tasarım alanında yaşanan değişimleri yansıtan retrospektif sergide, Derin Sarıyer’in “Fek” koltuğundan Faruk Malhan’ın “Sekü” kanepesine, Can Yalman’ın Çanakkale seramik için tasarladığı “Orientele” duvar kaplaması koleksiyonundan Atilla Kuzu’nun “Mantis” aydınlatmasına, birçok ödüllü tasarım bir araya geliyor. Ebru Çerezci, Ross Lovegrove, Tanju Özelgin, Erdem Akan, Rıfat Özbek, Koray Özgen, Emre Evrenos, Selen Öztürk, Zeynep Fadıllıoğlu, Merve Kahraman, Yeşim Ketenci, Atilla Kuzu, Mauro Lipparini, Neptün Öziş, Banu Yentür, Mustafa Toner, Haldun Akalın, Maurizio Manzoni, Faruk Malhan, Begüm Cemiloğlu&Ekin Varon ve Enis Karavil ise sergide çalışmaları bulunan diğer tasarımcılar arasında yer alıyor.

Türkiye’de tasarım ve dekorasyon alanında yaşanan değişimleri başarılı örnekler üzerinden görünür kılan EDIDA Retrospektif Sergisi, 19 Şubat’a kadar ücretsiz olarak HOM Design Center’da ziyaret edilebilir.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Mayıs 2019 Cuma

Balkon Dekorasyonu


Yaz yaklaşırken balkonlarınızı yenilemeye ve orada da bir yaşam alanı hazırlamaya ne dersiniz.
Yaz dönemleri günün bir çok zamanı kuşkusuz ki balkonda yada bahçede geçiyor.Bu sebeple balkonlara da yenilik şart..Balkon dekorasyonu için sizlere ilham oluşturacak görseller derledik.Buyrun ..

20 Nisan 2019 Cumartesi

NESLİHAN ERDOĞAN'IN DÖNÜŞÜM HİKAYESİ!

                                                                                                                                                    

Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli’nin danışanı Neslihan Erdoğan yepyeni bir dönüşüm hikayesine imza atacak. Fazla kilolarından şikayetçi ve daha formda yaşamak isteyenler için son derece ilham verici olacak bu hikayeye ortak olmak ister misiniz?

Neslihan Erdoğan, tam bir ay boyunca Taylan Kümeli’nin kendisi için özel olarak hazırladığı diyet ve egzersiz programı yanında, tahlil sonuçlarına göre doktorunun kendisine önerdiği  XL-S’ten de destek alacak.  Kilo Kontrol Amaçlı Enerjisi Kısıtlanmış bir gıda olan ve XL-S Nutrition’u, shake olarak öğünlerinden bazıları yerine tüketecek Neslihan Hanım, bitkisel kaynaklı doğal bir lif olan Litramin içerikli gıda takviyesi olan XL-S Expert  ile de diğer öğünlerinde aldığı yağdan gelen kalori miktarını kısıtlayacak.
Kilo Kontrol Amaçlı destek ürünlerini kullanırken bir doktora danışmak, çok iyi araştırmak ve en doğru ürünü seçmek çok önemli. Neslihan Hanım da bu anlamda doktorunun önermiş olduğu, Almanya’da üretilen, Türk Gıda ve Tarım Bakanlığı onaylı XL-S ürünleri ve Taylan Kümeli’nin önerileri ile ideal kilosuna kolayca ulaşacak.

                                           
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte forma girmek isteyen herkes, Taylan Kümeli’nin kişisel Instagram  hesabından veya XL-S Türkiye hesabından bu dönüşümü adım adım takip edebilir.
Taylan Kümeli’nin ipuçlarından faydalanmak, XL-S ürünleri hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak ve kendi dönüşüm  hikayenizi yazmak isterseniz Neslihan Hanım’ın yolculuğundan ilham alabilirsiniz.  Bol şans!

                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Nisan 2019 Çarşamba

MABEL MATİZ VE NEMRUT

   31 Ağustos 1985’te Mersin’de doğan Mabel Matiz, ünlü bir Türk pop müzisyenidir. Gerçek ismi Fatih Karaca olmasına rağmen, kendisine bir roman karakterinin lakabı olan Mabel ismini ve mayalanmış şarap veya sarhoş anlamına gelen antik Yunanca mathisos kelimesinden Matiz ismini vermiştir. Üniversite yıllarında birkaç cover denemesinden sonra kendi şarkılarını yazıp onları ve ilk ev kayıtlarını kaydetmeye başladı. 2008’den beri kendi şarkılarını ve cover demolarını kendi kişisel internet sitesinden anonim olarak paylaşıyor. İlk albümünü 11 Mayıs 2011’de yayınladı. Yayınlanışından hemen sonra geniş bir kitleye yayıldı ve 2. albümünü yapınca daha da ünlü oldu.




   Eğer neden bu yazıyı yazdığımı merak ediyorsanız; Mabel Matiz birkaç ay önce Adıyaman’da, özellikle söylersem Nemrut Dağı’nda, şarkısı “Mendilimde Kırmızım Var”’a klip çekti, ki Adıyaman benim şu anda yaşadığım şehir.
   Nemrut Dağı’nı daha önce duymadıysanız, Nemrut 2206m rakımda Kral I. Antiochos’un krallık mezarlığı ve tapınağıdır. I.Antiochos Kommagene Krallığı’nın kralıdır. Yunancada genler topluluğu anlamına gelen Kommagene, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerini birleştiren güçlü bir krallıktır. Her biri 6 tonluk devasa 7 Tanrı heykeli bize onları yapmak için insanların ne kadar sıkı çalıştıklarını gösteriyor. Heykelleri yapmak için kullandıkları temel malzeme parçalanmış kayalardı ve insanlar onları Nemrut’un aşağısındaki vadiden taşımışlardı. Krallık hazinesi ve her Tanrı’nın şahsi mal varlıkları ana mezar olan heykellerin arkasındaki büyük yığının altında gömülüdür.

   Mabel Matiz ve Nemrut arasındaki tek ortak şey Yunanca isimleriymiş gibi görünebilir, ama öyle değil. Öncesinde de bahsettiğimi gibi Matiz, Nemrut’ta şarkısına klip çekti.
   Yoğun bir çalışmayla 5 gün sürdü klip çekimi ve Erhan Arık çekimin yönetmenliğini üstlendi. 
   İlk olarak, Matiz’in ekibinin nasıl sıkı çalıştığı inanılmaz. Çünkü Nemrut yazın bile dondurucu soğuk ve onlar kışın ortasında çektiler!
  Videonun genel temasının tasavvuf ve inanç olduğunu ilk saniyelerden anlıyoruz. Klipte ilk gördüğümüz şey yeşilli bir grup insanın zikir çekmesi. Sonrasında dağın başında Mabel münzeviymiş gibi görünüyor. Bize Mecnun’u hatırlatıyor ama bu sefer çölde değil bir dağın zirvesinde. Klipin başından hissettiğimiz tasavvufi maneviyat bize Mabel’i bir derviş olarak sunuyor. Gözlerinde bir aşığın derinliği, bir aşığı bekleyiş var.
Ardından ‘Kırmızı’ ortaya çıkıyor, kırmızının ne olduğunu anlıyoruz: aşk. Mabel’in mendilindeki kırmızı. Kırmızılar içindeki genç kadını bu klipte Güneş Sayın canlandırıyor. Umutsuz bekleyiş, bastırılmış aşk ve bitmez yolculuklar…
Kültürel öğeler öyle güzel işlenmiş ki biz kırmızıya ve dervişe yakın hissediyoruz. İkisinin de gözünde üzüntü ve umudu aynı anda görüyoruz.
 Mabel’in; iç benliği veya  -hep içimizde olan bu yüzden bir parçamız olan- bir insana duyulan sevgi, ortaya çıkıp Kırmızı’dan Derviş’e mesaj ulaştırıyor. Mesaj ulaşınca dervişin bekleyişi bitiyor. Klipteki diğer sahnelerin aksine Kırmızı camdan dışarıya tedirginlikle bakmıyor, aksine rahatlamış ve huzurlu gözüküyor. Kendi benliğini bulmuş gibi.
  Video boyunca çeşitli tasavvufi öğeler görüyoruz, binder ve tabiki zikir ve derin nefes gibi. Son sahne de klibin başladığı gibi zikirle bitiyor. 
Yazımı şarkıdan bir kısımla bitirmek istiyorum:

                                   Sayılı günler çabuk geçer ah
                                   Başa gelmiş dert çekilsin
                                   Yazı kalır, söz uçar ah 
                                   Sinemde bir ağıt yakılsın
                                   
                                   Geri ver geri ver bana düşümü,
                                   Yakıyor gerçeğim aman
                                  Görmeyince bu göz katlanır mı gönül
                                  Görerim yeniden, yeniden.



    Born in Mersin, on the 31st of August,1985, Mabel Matiz is a famous Turkish Pop musician. Although his real name is Fatih Karaca ,he named himself Mabel from a novel character’s nickname and his last name ,Matiz, from an ancient Greek word, mathisos, which stands for yeasted wine or drunk. After a few cover tryings during his college years, he startes writing and recording his own songs and his own house records. Since 2008, he has been publishing his songs and cover demos on his personal website anonymously. He released his first album on 11th of May, 2011. Right after its release it become widespread and when he made his second album, he got even more famous.

   If you are wondering why I’m writing this article, a few months ago he filmed a clip to his song “ Crimson on my Hankerchief”  in Adıyaman, specifically speaking in Nemrut mountain. Which, Adıyaman is the place where I’m currently living.
   If you’ve never heard of the Nemrut mountain, Nemrut at a height of 2206m, is a royal tomb and temple of King Antiochos I. who is the king of the Commagene Kingdom. Commagene which means the ‘community of genes’ in Greek, is a strong kingdom that unites beliefs, culture and customs of Grek and Pers nations. Each weighing 6 tons, 7 massive God statues show us how hard poeple worked to make those. The main thing they used to make the statues were boulders and the people carried those rocks from the valley below. Royal treasures  and other personal belongings of each God is buried under the pile, which is the main tomb.
   It may seem as if the only thing in common between Mabel and Nemrut is their Greek names, but it is not. As I mentioned before, he filmed a clip to his song in Nemrut.
   It took them 5 days to film with hard work and Erhan Arık undertook the directing of the video.
  First of all, it is incredible how hard is team worked. Because it is even freezingly cold in the summer time and they filmed it in the middle of the winter. We understand that the general theme of the video is Islamic mysticism and faith just by the second into the video. The first thing we see in the clip is a group of people doing dhikr. Mabel looks as if he is sequestered.  He reminds us the Mecnun, this time not in the desert but at peak of a mountain. That mystical inwardness we feel  from the beginning of the clip presents us Mabel as a dervish. In his eyes there is the deepness of a besotted, there is the wait for the lover. Then the ‘red’ appears , we understand what the red is: the love. The crimson on the hankerchief of Mabel. The young woman in red is played by Güneş Sayın in the clip. The desperate wait, the trapped love and the endless road trips…
The cultural items are implied in such a great way that we feel close to the ‘red’ and dervish. In the eyes of both we see sadness and hope at the same time. Who we assume Mabel’s inner self; or the love for a person,which is always inside of us,thus a part of us, takes long road trips to deliver a message to the dervish from the red. The wait of the dervish ends when the message arrives. Oppose to any other scene in the clip, Red is not looking at the outside from the window with perturbation, but she looks rather relieved and peaceful. As if she found her inner self, too. Throughout the video we see various mystical elements, such as framed drum and also of course the dhikr and deep breathing. The final scene ends like how it started, with dhikr.
I would like to end my article with a part from the song:

                                                  Oh,how numbered days fly by
                                                  This burden must be borne
                                                  Written words remain,spoken words take wing
                                                  May my heart lament

                                                  Give back, give back
                                                  My dreams
                                                  Realityis agony
                                                  Can my heart endure not seeing its desire
                                                  Let it see again and again.



25 Mart 2019 Pazartesi

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın

Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.



Zaman ilerlese de ihtiyaçlar değişmiyor. Deyimler ve ihtiyaçlar da teknoloji ile birlikte yeni anlamlar kazanıyor.
Gözün gibi bak deyimi için de başka bir çözüm var artık. Yeni bir teknoloji: Supercam

Supercam evini, işini, evcil hayvanını, bebeğini… insanın önemsediği ne varsa gözü gibi bakabilmesi için yapılmış bir hizmet. Lifecell’in sunduğu güvenlik hizmeti Supercam ile kamera sistemlerinizden evinizi mobil uygulama sayesinde izleyebiliyor, geriye dönük kayıtlarınıza ulaşabiliyorsunuz. Çift taraflı konuşma özelliği ile cihaz üzerinden iletişim kurabiliyor, davetsiz misafirler için alarm alanı oluşturabiliyorsun. Tüm bu özellikleri ile gerçekten sevdiklerine gözün gibi bakabiliyorsun.



Üstelik bu teknolojiyi Lifecell’liler ve Turkcell’liler avantajlı şekilde kullanıyor. Supercam ile birlikte uygulama içinde kullanabilecekleri 5 GB internet de beraberinde geliyor.

Supercam’in paket özelliklerini gözden geçirin, avantajlı fırsatları kullanın, siz de sevdiklerinize gözünüz gibi bakın.

Akıllı Paket: 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma özelliklerinin kullanılabildiği paket.



Bulut Paketi (7 veya 30 gün): 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma ve 7 gün veya 30 gün geriye sarma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Not: Supercam, ücretsiz kurulum, 7/24 destek hizmeti, gece gündüz 1080p (HD) çözünürlüğünde izleme imkanı, alarm alanında hareket olması durumunda telefonuna anında bildirim gönderme ve video klip oluşturup paylaşma özellikleri ile birlikte kullanılabilmektedir.
Bir boomads advertorial içeriğidir.